Kadın Türk

Bugün: 31.7.2014 Saat: 23:38:29
Yazı Boyutu:
  • Yazıları Büyüt
  • Normal Yazı Boyutu
  • Yazıları Küçült
Kadın Türk kadın türk Web Sitemize hoş geldiniz...

Online Kadınların Buluşma Noktası...

gögüs kanseri tedavisi varmı konusunu yazdır gögüs kanseri tedavisi varmı konusunu arkadaşınıza e-mail olarak gönderin.

gögüs kanseri tedavisi varmı

  TARİH: 30-08-2009 - SAAT: 01:47:43 | Ekleyen: Kadın Türk gögüs kanseri tedavisi varmı

Meme & Göğüs kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların %10 kadarı, kitle olmaksızın ağrı hissetmektedir. Meme & Göğüs kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında, göğüste oluşan geçici olmayan değişimler, (örneğin kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar, ve akıntılar, aşınma, göğüs ucunun hassaslaşması yada içe dönmesi de dahil olmak üzere göğüs ucu belirtileri yer almaktadır. Tedavisi en kolay olan erken evredeki meme kanserleri tipik olarak hiç bir belirti göstermezler. Bu nedenle, kadınların meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamaları çok önemlidir. Meme & Göğüs kanserine erken evreda tanı konması, tedavi seçeneklerinin sayısını, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını önemli oranda arttırır. Erken tanı için temelde önerilen birbirlerini tamamlayıcı üç yöntem vardır;

  1. Kişisel (Kendi kendine yapılan) göğüs kontrolleri
  2. Klinik (Doktor tarafından yapılan) göğüs kontrolleri
  3. Mamografi

Normal de doktorlar 20 yaşından sonra her ay kişisel göğüs kontrollerinin yapılmasını, kırk yaşından sonrada yılda bir kez olmak üzere klinik göğüs kontrollerini ve mamografiyi önermektedirler. Ancak daha sonraki mamogramlarınıza referans olması için otuzlu yaşlarınızda en azından bir mamografi çektirerek saklamanız önerilir Aile tarihçesi, ırk, ilk adet yaşı, çocuk sayısı gibi pek çok faktör kadınların meme kanseri için yüksek risk taşıyıp taşımadığını belirler.

 

Aşağıdaki sorulara verilen cevaplar meme kanseri riskinin belirlenmesine yardımcı olabilir.

  • İlk âdetinizi 12 yaşından önce mi gördünüz?
  • İlk çocuğunuza 30 yaşından önce mi sahip oldunuz?
  • Anneniz veya varsa kız kardeşiniz meme kanseri hastası mı?
  • Meme kanseri olmuş kızınız var mı?
  • Daha önce hiç göğüs biyopsisi yaptırdınız mı?
  • Bu biyopsilerinizin sonucunda kanser öncesi hücrelere rastlandı mı?
  • Bu biyopsilerinizin sonucunda erken (yayılmamış) kansere rastlandı mı?
Aşağıda temel risk kategorileri ve temel risk kategorisi olduğu düşünülen bazı risk faktörleri yer almaktadır.

  • Yaş
  • Genetik
  • Kişisel tarihçe
  • Aile tarihçesi
  • Biyopsi sonucu habis olmayan oluşumlar tespit edilmesi
  • Adet görmeye başlama yaşı
  • Gecikmiş doğum
  • Alkol
  • Sigara
  • Yemek alışkanlıkları
  • Kilo
  • Önceki radyoterapiler
  • Hormon tamamlayıcı tedavi (HRT)
 

Meme & Göğüs Kanseri Evreleri 


TNM Evreleme Sistemi:

Kanserin evrelendirilmesi amacı ile TNM sistemi geliştirilmiştir. Burada T tümörün boyutunu, N lenf benzlerinin durumunu ve M ise kanserin metastaz(sıçrama) yapıp yapmadığını belirtir.

Kanser Evrelerinin Numaralar İle Belirlenmesi:

Kanserin evresini, tümörün boyu ve kanserin yayılımı tanımlar. Evrelendirme sisteminde Evre 0 ile 4 arasında bir rakam ile belirtilir.

Evre 0: Aynı zamanda 'in-situ' olarak da adlandırılırr. Evre 0, olan kanserler yerlerinde kalmış ve çevre dokulara sıçramamış kanserlerdir. Klinik kontrollerde tanısı konan kanserlerin yaklaşık olarak %15 ila %20'si Evre 0 kanserlerdir. Evre 0 kanserler oluştukları yerlere göre ikiye ayrılırlar, eğer süt bezlerinde (lobes) oluşmuşlarsa Lobular carcinoma in situ yada kısaca LCIS, eğer süt kanallarında oluşmuşlarsa ductal carcinoma in situ yada kısaca DCIS olarak adlandırılırlar.


Evre1 : Orijinal tümör 2cm yada daha küçüktür ve kanser lenf bezlerine sıçramamıştır. Evre1 kanser tedavisi için genellikle izlenen iki yöntem vardır.

Meme koruyucu tedavi:
lumpektomi (kanserli kitlenin etrafında bir parça sağlıklı göğüs dokusu ile birlikte alınması) ve koltuk altı lenf bezlerinin alınmasını takip eden radyasyon tedavisi yapılır. Gerekiyorsa kemoterapi veya hormonoterapiler eklenir.
Veya mastektomi (kanserin bulunduğu göğsün alınması operasyonu) ve koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması önerilir.

Evre (Stage) IIA: Orjinal tümör 2 ila 5 cm arasındadır, ve lenf bezlerine sıçramamıştır.
Evre IIB: Orijinal tümör 2 ila 5 cm arasındadır ve koltuk altı lenf bezlerine sıçramıştır, yada orijinal tümör 5 cm den daha büyüktür ve koltuk altı lenf bezlerine sıçramamıştır.

Evre II için genelde uygulanan tedavi şekli Evre I ile aynıdır (lumpektomi ve koltuk altı lenf bezlerinin çıkarılması yada mastektomi), ancak eğer tümör büyükse yada lenf bezlerine sıçramışsa kemoterapi, hormonoterapi ve radyasyon tedavisinin tamamlayıcı olarak önerilmesi daha yaygındır

Evre (Stage) IIIA: Orijinal tümör koltuk altı lenf bezlerine ve göğüs dışı dokulara sıçramıştır. Evre IIA meme kanseri için standart tedavi mastektomidir ve sonrasında bazı durumlarda göğsün yeniden yapılmasını hedefleyen estetik operasyonlar yapılabilir. Tümörün sağlıklı göğüs dokusundan bir kesim ile ayrılabilmesinin olası olduğu durumlarda, lampektomi de yapılabilir. Operasyon sonrasında genelde radyasyon tedavisi ve sistematik tedavi olarak kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanır. Eğer tümör çok büyükse, operasyon öncesinde tümörün boyunun küçültülmesi amacıyla kemoterapi uygulanabilir, bu tip kemoterapi uygulamalarına neoadjuvant kemoterapi denir. Bazı durumlarda neoadjuvant kemoterapiye yardımcı olması amacıyla operasyon öncesi hormon tedavisi de uygulanır.

Evre (Stage) IIIB: Orijinal tümörün boyutuna bakılmaksızın, tümörün kendisini göğüs duvarına bağladığı ve göğüs lenf bezlerine sıçradığı durumlarda kanser Evre IIIB olarak adlandırılır. Evre IIIB meme kanserinin standart tedavisi genellikle neoadjuvant kemoterapi ile başlar. Orijinal tümörün boyunun istenen oranda küçülmesi ile birlikte, lampektomi veya mastektomi yapılır. Operasyon sonrası uygulanan standart tedavi ise, radyasyon tedavisi, kemoterapi ve hormon tedavisidir.

Evre (Stage) IV: Kanser göğüs dışına vücudun diğer bölümlerine (kemikler, akciğer, karaciğer yada beyin gibi) sıçramıştır. Evre IV meme kanserinin tedavisinde temel amaç yaşam süresini ve kalitesini arttırmak ve hastanın şikâyetlerini gidermektir. Tedavide genelde kemoterapi ve hormon tedavisi gibi tüm vücudu etkileyen sistematik tedaviler uygulanır. Hastanın şikâyetlerinin azaltılması amacı ile bazı durumlarda mastektomi de önerilebilir.


Meme & Göğüs kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Batı toplumlarında her 9 kadından birinin Meme & Göğüs kanseri geliştirme riski vardır. Bu kanserlerin çoğunluğu sporadik olmakla birlikte hastaların %10’unda kanser otozomal dominant geçişli kalıtsal bir nedene bağlıdır. Kalıtsal Meme & Göğüs kanserlerinin önemli bir çoğunluğu BRCA1 ve BRCA2 genlerinden birini etkileyen bir mutasyona bağlıdır. Nadir durumlarda p53 geninin kalıtsal mutasyonu Li-Fraumeni sendromu kapsamında Meme & Göğüs kanserine yol açabilir (p53 incelemeleri için bkz. p53 Tümör Baskılayıcı Geni.

BRCA1 genindeki mutasyonlar kalıtsal Meme & Göğüs kanserlerinin %40-60’ından, over tümörü ile beraber olan kalıtsal meme kanserlerinin yaklaşık %80’inden sorumludurlar. BRCA2 geni kalıtsal meme kanserlerinin %30-40’ından sorumludur. BRCA2 mutasyonu taşıyan bireylerin over tümörü geliştirme riski BRCA1 mutasyonu taşıyanlara kıyasla daha düşüktür. Ayrıca erkeklerde gelişen kalıtsal meme kanserlerin BRCA2 mutasyonlarına bağlı olarak geliştiği yayınlanmıştır. BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar otozomal dominant kalıtılır, bu nedenle mutasyon taşıyan bireylerin çocuklarına bunu aktarma riski %50’dir.

BRCA1 mutasyon taşıyan kadınların 60 yaşına geldiklerinde meme kanseri geliştirme riski yaklaşık %85, over tümörü riski ise yaklaşık %55’dir. BRCA2 mutasyonu taşıyan kadınların meme kanseri geliştirme riski BRCA1 mutasyonu taşıyıcıları ile benzer düzeydedir ancak over kanseri geliştirme riski daha düşüktür.

BRCA1 ve BRCA2 genleri çok büyük genler olduğu için mutasyon analizi zaman alıcı ve masraflıdır. Ancak kesin sonuç elde etmek için olası bir mutasyonun DNA dizi analizi ile belirlenmesi gerekir. Alternatif olarak bağlantı (linkage) testi kullanılabilir. Bağlantı analizi için ailenin bir çok bireyinden periferik kan örneği gerekmektedir. Ayrıca bağlantı analizi mutasyonu tam olarak belirleyemediği için yanlış yorumlanma riski taşır. Bu nedenle BilGen’de sadece mutasyon analizi yöntemi kullanılmaktadır.

Başvuru Nedenleri


Semptomatik tanı

Ailesinde biri premenapozal olmak üzere en az iki meme ve/veya over kanseri öyküsü olan hastalar,
Bilateral (çift taraflı) tutulum gösteren meme kanseri hastaları.
Presemptomatik tanı

Presemptomatik tanı genellikle kendisinde mutasyon bulunmuş bir hastanın risk altındaki akrabaları için uygulanır. Bu sayede riski bulunmayan bireylerin kontrolları genel topluma uygulanan sıklığa indirilebilir, risk saptanmış olan bireylerin ise klinik takiplerinin düzenli şekilde yapılması zorunluluğu ortaya çıkar. Bu amaçla klinisyen tarafından koruyucu ya da erken tanı amaçlı girişimler düşünülebilir. BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu bilinmeyen ailelerde, hasta olmayan bireylerde doğrudan yapılacak analiz sonuçlarının yorumlanması zordur ve bu nedenle böyle durumlarda presemptomatik tanı incelemesinin bireye bir yararı olmayacağı kanısındayız.
 
 

Test

Mutasyon analizleri kan örnekleri üzerinde yapılır. İlk aşamada BRCA1 ve BRCA2 genleri PCR ile çoğaltılıp heterodupleks analiziyle incelenir ve mutasyon taşıyan bölge saptanır. İkinci aşamada ilgili gen bölgesi otomatik DNA dizi analizi ile incelenir. Bazı durumlarda belirlenen mutasyonların polimorfizmlerden ayırt edilmesi gerekebilir. Bu durumda hastanın tümörlü dokusunda allel kaybı olup olmadığının incelenmesi yararlı olabilir.
Ailesel meme kanserinin moleküler tanısı, sonuçları açısından ilgili bireyleri psikolojik olarak olumsuz durumlara itebilmesi nedeniyle genetik hastalıklar arasında özel bir durum arzetmektedir. Bu nedenle moleküler tanı testi yapılmadan önce test adaylarının genetik tanının doğurabileceği bireysel sorunlar konusunda yetkili uzmanlar tarafından kapsamlı olarak bilgilendirilmelidir. BilGen, yukarıda sözü edilen ön çalışmaların yapıldığının belgelendirilmediği durumlarda Ailesel meme kanseri moleküler tanı testi isteklerini yerine getirmeyecektir.
Doğruluk

BRCA1 ve BRCA2 genleri dizi analizi yapılarak mutasyonların %90-95’i tespit edilebilir.

Gereksinim Duyulan Örnek


Mutasyon analizi için hasta bireylerden periferik kan (iki adet 5 ml’lik steril EDTA’lı tüpe - eflatun kapaklı) örneği alınır. Yukarıda belirtildiği gibi hasta bireylerin tümör DNA’larının da incelenmesi yararlı olabilir. Bu nedenle mümkün olduğu takdirde 0.5x0.5x0.5 cm boyutlarında taze tümör dokusu ya da parafin blokları da gönderilmelidir. Taze tümör materyali steril şartlarda alındıktan sonra içinde %0.9’luk serum fizyolojik bulunan steril ve kapaklı bir tüpe konup 24 saat (tercihen ilk üç saat) içinde (+)4°’de BilGen’e ulaştırılmalıdır.
Ailesel meme kanseri riski taşıyan aile bireylerinden iki adet 5 ml’lik steril EDTA’lı tüpe (eflatun kapaklı) periferik kan örneği alınmalıdır.
 

Meme Göğüs Kanseri Nedir?


Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.


Meme Kanseri Risk Faktörleri Nedir?

Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.


Günümüzde erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelir.

Memede hissedilen her sertlik kanser değildir. Göğsünde sertlik olan her 10-11 kadından sadece birinde meme kanseri saptanmaktadır. Toplumda yaklaşık 100 kadından 13'ünde meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinin en sık saptandığı yaşlar 35-55 yaş grubudur.

Meme & Göğüs kanseri Riskini azaltma yolları

  • Dengeli beslenmek ve aşırı kilodan korunmak
  • Alkol alımına dikkat etmek
  • 30 yaşından önce doğum yapmak
  • Emzirmek
  • Stresi kontrol etmek
  • Spor yapmak
  • Düzenli doktor muayenesinden geçip tetkikleri yaptırmak

Kendi kendine muayene şart

En hızlı yayılan tür olan meme kanseri, Türkiye'de her yıl 30 bin kadının baş belası oluyor. Doktorlar 'kadınlar meme kanserine karşı kendilerini muayene etmeli' diyor.

Kanser türleri arasında dünyada ve Türkiye'de yayılma hızı en yüksek olanı meme kanseri. Kırk yıl önce yirmi kadından birinde görülen Meme & Göğüs kanseri, günümüzde sekiz kadından birinin baş belası oluyor. Buna karşılık rahim kanserleri ise etkisini iyice kaybetti. Bu kanser türünden ölüm artık neredeyse sıfırlandı. Bunun nedeni erken teşhis. Türkiye'de her yıl 30 bin kadının yakalandığı meme kanserini erken teşhis etmenin ipuçları var. Meme Vakfı'nın kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Can Gürbüz, "Meme kanserine yakalanmayı önleyen bir yöntem yok, buna karşı en önemli silah erken teşhis, mamagrofi, ve kendi kendine muayene" diyor.

20 Yaşını Aşmış Her Kadın Kendini Muayene Etmeli

Prof. Dr. Can Gürbüz, meme kanserinde en önemli risk faktörünün yaş olduğunu belirtiyor. Yaşı ellinin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının, yaşı ellinin altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla olduğunu belirten Dr. Gürbüz, "Adet görmeye erken başlanması, menopoza geç girilmesi, 30 yaşından sonra doğum yapılması, östrojen hormonu tedavisi, doğum kontrol hapları, alkol, şişmanlık ve yağlı beslenme, meme kanseri risk faktörleri arasındadır.

Tüm bu risk faktörlerine karşın; şişmanlığın azaltılması, alkolün dozunda alınması, spor ve sebze- meyvenin bol tüketilmesi gibi basit önlemlerle meme kanseri riski %30-40 oranında azaltılabilmektedir"
diye konuşuyor. Prof. Gürbüz erken tanı için kadına önemli görev düştüğünü söylüyor. "Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, adet bitimini takip eden günlerde kendi kendini muayene etmeli, bu muayeneler sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılmalı, bir değişiklik saptanmasa bile yirmi yaşından itibaren her üç yılda bir muayeneye gitmeliler" diyen Gürbüz, "Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl bir doktor tarafından muayene edilmeli ve iki yıl arayla mamografi çektirmeli. Elli yaşından itibaren ise her yıl mamografi çektirmeli" tavsiyesinde bulunuyor.

Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhisdir.

Meme kanserinin birçok tipi vardır. En sık rastlanan duktal karsinoma, memenin süt kanallarında başlar. Meme kanseri memenin dışına yayıldığında koltuk altındaki lenfatik nodüller en sık görülen yayılım yerleridir. Kanser hücreleri memenin diğer Lenf Nodlarına, Kemiğe, Karaciğer ve Akciğere yayılabilir. Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir. Gerçekte meme kanseri gelişen kadınların çoğunda risk faktörleri belli değildir.


Meme kanseri riskini arttıran faktörler

  • 50 yaş üzerindeyseniz
  • Yakın akrabalardan biri meme kanseriyse, (anne veya kızkardeş meme kanseri ise, 2-3 misli daha fazla)
  • Daha önceden diğer memenizde kanser tespit edilmişse
  • Adet görmeye 12 yaşından önce başlamış iseniz
  • Hiç gebe kalmamışsanız
  • Adet görmeniz 50 yaşından sonra da devam ediyor ise

Araştırmalar, meme hücreleri içerisinde, meme kanser riskini artıran bazı genler olduğunu göstermektedirler. Genetik değişiklikler, aileden (herediter) olabilir veya hayat boyu gelişebilirler. Meme kanseri genellikle tek bir hücrede başlar. Günümüzde meme kanserinin nedeni ve nasıl gelişim göstereceği tam olarak bilinmemektedir.

Meme kanseri kompleks bir hastalıktır. Her vaka birbirinin aynısı değildir. Meme kanserinin içinde bulunduğu evreye "stage" denir. Gerçek stage'in bilinmesi, doktorun tedavi planını yapmasını sağlayacaktır.

Hayatınızda meme kanserine sebep olacak herhangi bir yanlış yapmamış olsanızda başınıza bu hastalık gelebilir.
Meme kanseri bulaşıcı değildir, başka bir hastadan size bulaşmaz.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.
Meme kanseri gelişen çoğu kadının risk faktörü veya ailesinde hastalığa ait bir hikaye yoktur.

Meme Kanseri Hakkında Merak Ettikleriniz


Kimler Daha Fazla Meme Kanseri Riski Taşıyor?



Kadınların korkulu rüyası olan ‘meme kanseri’nin görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Bazı kadınların diğer kadınlara göre daha fazla risk taşıdığını belirten Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç.Dr. Gürsel Soybir, kimlerin daha fazla risk altında olduğunu anlattı.

  • Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması
  • Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genleri taşımak
  • Ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması
  • Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması
  • Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması
  • Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması
  • Adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması
  • Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması
  • İlerlemiş yaş. Meme kanseri en sık 50-65 yaşları arasında görülüyor
  • Aşırı yağlı gıdalarla beslenme
  • Mamografi taramalarında yoğun meme saptanması
  • Yumurtalık ya da rahim kanseri hikayesi olması
  • Elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalmak

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?


  1. Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı
  2. Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması
  3. Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi
  4. Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması
  5. Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı
  6. Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı

Meme kanseri gelişme riski nasıl azaltılır?

  1. Her ay memelerinizi kendiniz muayene ediniz.
  2. Varsa risk faktörlerinizi belirleyiniz. Eğer bir risk faktörünüz varsa hangi periyotla nasıl takip edileceğinizi öğreniniz.
  3. Yılda bir kere meme hastalıkları ile uğraşan bir cerraha muayene olunuz.
  4. 40 yaşından sonra 2 yılda bir kez, 50 yaşından sonra her yıl düzenli mamografi çektiriniz.
  5. Olabildiğince ideal kilonuzu korumaya çalışınız. Lifli gıdalar, bol sebze ve meyveye ağırlık veriniz.
  6. Düzenli spor yapınız.
  7. Sigara içmeyiniz, alkollü içkilerden kaçınınız.


Sponsor Bağlantılar:
zayıflama


TAGS: kadın göğüs hastalıkları, gögüs kanseri tedavisi varmı, göğüskanseri belirtileri, kadınların göğsünde kıl oluşumunun nedenleri, göğüste ucundaki çökme ne belirtisidir,


gögüs kanseri tedavisi varmı için yapılmış yorumlar.


meme kanseri hakkında mehtap koç nin yorumu
mehtap koç
Ordu
kadın sitesi yorum meme kanseri
meme kanseri
Bu yorum 02-04-2011 22:39:05 tarihinde yazılmıştır...

"ben 24 yaşındayım 3 ay önce şişlik oluştu sağ tarafımda koltuk altında oluşmaya başladı daha gitmedim doktora ama çok korkuyorum gitmeye 2 tane kızım var ama çok cesaretsizim"

 

gögüs kanseri tedavisi varmı Hakkında Yeni Yorum Yaz


  Yorum yazarken lütfen;
  • Düzgün bir Türkçe kullanınız!
  • Argo ve küfürlü kelimeler kullanmayınız!
  • İnsanları rencide edici ithamlarda bulunmayınız!
Adınız Soyadınız   :   
E-Mail Adresiniz   :   
Şehir Seçiniz   :   
Puan Veriniz   :   
Yorum Konusu   :   
Yorumunuz   :   
 

İdeal Kilo Hesaplama

İdeal Kilo Hesaplama

Herkesin ortak derdi kilo. Peki ideal kilonuzu biliyor musunuz? İdeal Kilo Hesaplama

Neden Kadın Türk

İnternette yayın yapan kadın sitelerine baktığımızda yazıları okumak yorum yazmak için sayfalarca form doldurmak zorunda bırakıyorlar. Peki bizde nasıl?
  • Üyelik şartı yok!
  • Kişisel bilgileri vermek yok!
  • İstediğiniz yazıyı üye olmadan yazabilirsiniz
  • Yazılan yazıları üye olmadan yorumlayın
  • Kendini özgürce ifade edin

Site İçerisinde Arama Yap

Sarımsak Çayı

Angeline Jolie Tavsiyeli; sarımsak çayı garlic tea

garlic tea sarımsak çayı

En Son Eklenen Yorumlar

sarımsak çayı garlic tea

Kullanım Hakları:

Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Sitede yer alan yazıların her türlü kullanımı ve uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiçbir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.